
Duyarlı Görüntülü Reklam | Otomatik Varlık Kombinasyonu
Duyarlı görüntülü reklam (responsive display ad), yüklediğiniz görsel, logo, başlık ve açıklama varlıklarını Google’ın otomatik olarak kombine edip her yerleşime uygun boyutta reklam üretmesi anlamına geliyor. Görüntülü reklam yönetiminin bugünkü varsayılan formatı bu.
Varlık kalitesi otomasyonun tavanını belirliyor
Google kombinasyonu kendi yapıyor ama elindeki malzemeyle sınırlı. Az sayıda veya düşük kaliteli görsel yüklendiğinde algoritmanın deneyebileceği kombinasyon sayısı daralıyor, performans da onunla birlikte düşüyor.
Yatay, kare ve logo — üçü birden gerekli
Farklı yerleşimler farklı en-boy oranı istiyor. Yatay (1.91:1), kare (1:1) ve logo varlıklarının hepsi yüklenmezse bazı envanterde reklamınız hiç gösterilmiyor — bu, çoğu hesapta fark edilmeyen sessiz bir kayıp.
Metin varlıklarında tekrar etmeyin
Başlıklar birbirinin eş anlamlısı olduğunda algoritmanın test edecek bir şeyi kalmıyor. Gerçekten farklı fayda vurguları yazmak, reklam metni optimizasyonundaki mantığın görüntülü taraftaki karşılığı.
Nasıl başlıyoruz? Önce mevcut varlık setinizi ve yerleşim raporunuzu inceliyorum. İletişim sayfasından ulaşabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Kaç görsel yüklemeliyim?
Her en-boy oranından en az birkaç farklı görsel; tek görselle çalışan bir duyarlı reklam, formatın sağladığı avantajın çoğunu kullanamıyor.
Performance Max ile farkı ne?
Duyarlı görüntülü reklam yalnızca Görüntülü Reklam Ağı’nda çalışıyor ve yerleşim kontrolü sizde kalıyor; Performance Max tüm Google envanterini kapsıyor ve kontrolü büyük ölçüde algoritmaya bırakıyor.
Yerleşim hariç tutma yapılabiliyor mu?
Evet, ve yapılmalı — alakasız uygulama ve site yerleşimlerini hariç tutmak bu formatta bütçe verimliliğinin en hızlı kazandığı yer.
Nasıl çalışıyorum?
Çalışma saati paketleri
WhatsApp’tan ya da telefonda işinizden ve ihtiyacınızdan bahsedin; 5 ile 40 saat arasında bir çalışma paketinde anlaşalım, ben gerekenleri yapmaya başlayayım. Aldığınız şey bir takvim aralığı değil, doğrudan sizin işinize harcanacak net mesai. 40 saati üç gün aralıksız çalışarak da kullanabiliriz, bilerek zamana yayıp bir yılda da bitirebiliriz — işin gerektirdiği neyse o. İşin ne kadar süreceğini tahmin etmeye değil, işi yapmaya vakit harcarım; harcadığım her saatin işinizde kalıcı bir karşılığı olur. Faydalı olduğunu düşündüğünüz sürece bu şekilde devam ederiz.
Neden aylık değil?
40 saat 1 hafta mı oluyor?
Aylık sabit ücrette iki taraf da yanlış yere bakar: siz sabit gidere, karşı taraf kaç tane daha böyle sözleşme bağlayabileceğine. Saat üzerinden çalışınca ikimizin de baktığı yer aynı olur — yapılan işin gerçek değeri. "Toplamda ne kadar tutar?" sorusunun peşinen net bir cevabı olmaması bu modelin doğal maliyeti, farkındayım. Ama sonuç üretmeyen bir yapıya aylarca sabit ücret ödemek yerine yalnızca işinize ayrılan nitelikli zamanı ödersiniz, o zamanın nereye gittiğini de baştan sona görürsünüz. Müşterilerimin benimle tekrar tekrar çalışmasının sebebi bu.