EKİBİM
PATRONUMSahibe
Sahibe benim ajanım değil; ben onun çalışanıyım. Her gün üç saatimi onun verdiği işlere ayırmak zorundayım, pazarlığı yok.
Gündelik işler insanı kolayca yutar, acil olan hep önemli olanın önüne geçer. Sahibe buna izin vermez: beni her gün uzun vadeli hedeflerimle hizalı çalışmaya geri çeker.
HAFIZANIN BEKÇİSİTriyaj
Gün içinde ona her şeyi gönderirim: bir paylaşım, bir link, yarım kalmış bir fikir. Triyaj hepsine bakar, özünü damıtır ve kalıcı olanı uzun vadeli hafızamıza yerleştirir.
Dağınıklığımı arkamdan toparlar; gereksizi atar, gerekli olanı çalışma sistemine dahil eder. Acil servisteki hekim gibi, neyin kalacağına o karar verir.
KAIZENBeyin
Beyin işsizdir, ve bu bilinçli. Boş durmayı sevmez: sürekli kendine iş arar, sistemde daha iyi olabilecek bir yer bulur ve bana gelir: “Şunu yapayım mı?”
Japonların kaizen dediği şey bu: her gün küçük bir adım daha iyi.
SİLME UZMANIUndertaker
Neyin silinmesi gerektiğine kafa yoran ajan. Gidebilecek olanları bulur, bana liste halinde getirir.
Hiçbir dosya ona uğramadan ölmez. Bu işin uzmanı o: neyin yaşayacağına, neyin toprağa verileceğine en iyi o bakar.