
Yazılım Firması Google Reklamları | B2B Talep Üretimi
Yazılım firmalarının reklam ihtiyacı, tüketici ürünlerinden farklı bir mantıkla çalışıyor: satış döngüsü uzun, karar birden fazla kişiyle veriliyor ve dönüşüm genelde bir “demo talebi” ya da “teklif talebi” oluyor, doğrudan satın alma değil.
Google Ads talebi yakalıyor, LinkedIn karar vericiye ulaşıyor
Google Ads, zaten bir çözüm arayan kişiyi yakalamakta güçlü — “stok takip yazılımı”, “muhasebe programı” gibi aramalar somut niyet taşıyor. Ama B2B satın alma kararında birden fazla kişi etkili oluyor; LinkedIn reklamları bu karar vericilere iş bağlamında ulaşmak için Google Ads’i tamamlayan güçlü bir kanal.
Uzun satış döngüsünde yeniden pazarlama kritik
B2B yazılım kararı haftalar hatta aylar sürebiliyor. Yeniden pazarlama bu süreçte tekrar görünür kalmayı sağlıyor — ilk ziyarette dönüşüm beklemek bu sektörde gerçekçi değil.
Demo talebi doğru ölçüm hedefi
Doğrudan “satın al” hedeflemek çoğu B2B yazılımda çok erken bir istek. Demo talebi ya da ücretsiz deneme kaydı, hem daha gerçekçi hem teklif stratejisi için daha sağlıklı bir dönüşüm hedefi oluyor.
Nasıl başlıyoruz? Önce hedef müşteri profilinizi ve satış döngünüzü konuşuyoruz. İletişim sayfasından ulaşabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Google Ads mı LinkedIn mi öncelikli olmalı?
Genelde ikisi birlikte; Google Ads mevcut talebi yakalıyor, LinkedIn karar vericiyi hedefliyor ve marka bilinirliği kuruyor.
Ücretsiz deneme sunmalı mıyım?
Mümkünse evet, bu B2B yazılımda dönüşüm oranını ciddi artıran bir adım — kullanıcı riski görmeden ürünü deneyimliyor.
Hangi kampanya türü öncelikli olmalı?
Arama ağı; niyet en net orada. Talep arttıkça LinkedIn ve içerik pazarlaması tamamlayıcı olarak devreye girebilir.
Nasıl çalışıyorum?
Çalışma saati paketleri
WhatsApp’tan ya da telefonda işinizden ve ihtiyacınızdan bahsedin; 5 ile 40 saat arasında bir çalışma paketinde anlaşalım, ben gerekenleri yapmaya başlayayım. Aldığınız şey bir takvim aralığı değil, doğrudan sizin işinize harcanacak net mesai. 40 saati üç gün aralıksız çalışarak da kullanabiliriz, bilerek zamana yayıp bir yılda da bitirebiliriz — işin gerektirdiği neyse o. İşin ne kadar süreceğini tahmin etmeye değil, işi yapmaya vakit harcarım; harcadığım her saatin işinizde kalıcı bir karşılığı olur. Faydalı olduğunu düşündüğünüz sürece bu şekilde devam ederiz.
Neden aylık değil?
40 saat 1 hafta mı oluyor?
Aylık sabit ücrette iki taraf da yanlış yere bakar: siz sabit gidere, karşı taraf kaç tane daha böyle sözleşme bağlayabileceğine. Saat üzerinden çalışınca ikimizin de baktığı yer aynı olur — yapılan işin gerçek değeri. "Toplamda ne kadar tutar?" sorusunun peşinen net bir cevabı olmaması bu modelin doğal maliyeti, farkındayım. Ama sonuç üretmeyen bir yapıya aylarca sabit ücret ödemek yerine yalnızca işinize ayrılan nitelikli zamanı ödersiniz, o zamanın nereye gittiğini de baştan sona görürsünüz. Müşterilerimin benimle tekrar tekrar çalışmasının sebebi bu.