
Rakibim Marka Adıma Reklam Veriyor
Kendi firma adınızı Google’da arıyorsunuz ve en üstte rakibinizin reklamı çıkıyor. Sinir bozucu, ama çoğu durumda yapılabilecek bir şey var — sadece hangi ihlalin söz konusu olduğunu doğru ayırmak gerekiyor.
Önce ayrımı yapın: kelime mi, metin mi?
Google’ın kuralları bu ikisini çok farklı ele alıyor.
Marka adınızı anahtar kelime olarak kullanmak serbest. Rakibiniz, firma adınız arandığında reklam çıkarabilir. Google buna izin veriyor ve şikâyet etseniz de kaldırmıyor. Rahatsız edici ama kural ihlali değil.
Marka adınızı reklam metninde yazmak serbest değil. Rakibin reklam başlığında veya açıklamasında sizin tescilli markanız geçiyorsa bu, Google’ın ticari marka politikasının ihlali ve şikâyet üzerine kaldırılıyor.
Yani ekrana bakın: reklamın yazısında adınız geçiyor mu, yoksa sadece aramanıza mı çıkıyor?
Metinde geçiyorsa: şikâyet edin
Google’ın ticari marka şikâyeti formu var. Markanızın tescil belgesiyle yapılan başvuru kabul edilirse o metin bütün reklamverenler için engelleniyor — tek tek uğraşmak gerekmiyor. Tescil yoksa süreç işlemiyor; markası olup da tescil ettirmemiş firmalarda asıl sıkıntı burada çıkıyor.
Sadece kelime olarak kullanıyorsa: kendi markanıza reklam verin
Bu, çoğu firmanın direndiği ama doğru olan hamle. “Zaten adımla arayan bana geliyor, niye para ödeyeyim?” mantığı, rakip oradayken geçerliliğini yitiriyor.
İşe yaramasının nedeni şu: marka aramalarında reklam metniniz ve açılış sayfanız rakibinkinden çok daha alakalı olur, bu yüzden Google size aynı konumu belirgin şekilde daha ucuza verir. Rakibiniz sizin adınıza çıkmak için pahalı öder, siz ucuza en üstte kalırsınız.
Ek olarak marka kampanyası üstteki alanı kontrol etme imkânı veriyor: kampanya duyurusu, kısa süreli teklif veya doğrudan iletişim bağlantısı gibi şeyleri arama sonucunun en üstüne koyabiliyorsunuz.
Yapılmaması gerekenler
Rakibin markasına siz de reklam vererek karşılık vermek çoğu durumda iki tarafın da maliyetini artırmaktan başka işe yaramıyor — özellikle o firma sizden büyükse. Aynı şekilde rakibin reklamına tekrar tekrar tıklamak da sonuç vermiyor; Google bu tıklamaları geçersiz sayıp ücretlendirmiyor, siz sadece vakit kaybediyorsunuz.
Durumunuza bakayım mı? Kimin ne zaman adınıza çıktığını ve bunun size neye mal olduğunu ölçebilirim. İletişim sayfasından ulaşın.
Sıkça Sorulan Sorular
Markam tescilli değil, yine de bir şey yapabilir miyim?
Google şikâyeti için tescil şart. Tescil yoksa pratik yol, kendi marka adınıza reklam verip üst sırayı kendiniz almak.
Kendi markama reklam vermek bütçemi çok yer mi?
Genelde hayır. Marka aramalarında rekabet sizin lehinize olduğu için tıklama maliyeti diğer kampanyalara göre çok daha düşük kalıyor. Bütçe optimizasyonunda bu kampanya genelde en verimli kalem oluyor.
Rakibin reklamı benim sitem sanılıp tıklanıyor mu?
Olabiliyor. Bunu ölçmenin yolu, marka aramanızdaki tıklama oranınıza bakmak — rakip geldikten sonra belirgin bir düşüş varsa kayıp gerçek.
Şikâyet ne kadar sürede sonuçlanır?
Google başvuruları birkaç iş günü içinde değerlendiriyor. Onaylanırsa engelleme markanın tamamı için geçerli oluyor.
Nasıl çalışıyorum?
Çalışma saati paketleri
WhatsApp’tan ya da telefonda sitenizden ve ihtiyacınızdan bahsedin; 5 ile 40 saat arasında bir çalışma paketinde anlaşalım, ben gerekenleri yapmaya başlayayım. Aldığınız şey bir takvim aralığı değil, doğrudan sizin işinize harcanacak net mesai. 40 saati üç gün aralıksız çalışarak da kullanabiliriz, bilerek zamana yayıp bir yılda da bitirebiliriz — işin gerektirdiği neyse o. İşin ne kadar süreceğini tahmin etmeye değil, işi yapmaya vakit harcarım; harcadığım her saatin sitenizde kalıcı bir karşılığı olur. Faydalı olduğunu düşündüğünüz sürece bu şekilde devam ederiz.
Neden aylık değil?
40 saat 1 hafta mı oluyor?
Aylık sabit ücrette iki taraf da yanlış yere bakar: siz sabit gidere, karşı taraf kaç tane daha böyle sözleşme bağlayabileceğine. Saat üzerinden çalışınca ikimizin de baktığı yer aynı olur — yapılan işin gerçek değeri. "Toplamda ne kadar tutar?" sorusunun peşinen net bir cevabı olmaması bu modelin doğal maliyeti, farkındayım. Ama sonuç üretmeyen bir yapıya aylarca sabit ücret ödemek yerine yalnızca işinize ayrılan nitelikli zamanı ödersiniz, o zamanın nereye gittiğini de baştan sona görürsünüz. Müşterilerimin benimle tekrar tekrar çalışmasının sebebi bu.